Yalnızlık

Türk Dil Kurumu’nun yorumuyla (http://quq.la/WPT5k) “kimse bulunmama, ıssızlık, tenhalık, kimsesizlik” durumu. Gayet basit, net ve anlaşılır bir sözlük tanımı. Ama güncel hayatımızda sadece bu mu peki yalnızlık?

İşini kaybetmek bazen bir yalnızlık hissi olabilir mi? Sevdiğimiz nesneleri kaybetmek?.. İnsan, 1 milyon kişinin içinde kendini yalnız hissedebilir mi? Benim penceremden hepsinin cevabı evet.

Sözlük tanımının dışında, kimi zaman yanınızda fazlasıyla insan olup hiç arkadaşınızın olmaması yalnızlıktır. Bazen çok arkadaşınızın olup hiç dostunuzun olmamasıdır yalnızlık. Çok dostunuzun olup hiç sevgilinizin olmamasıdır ya da. Yani kendi yalnızlık tanımınızı kendi ruh haliniz, dünya görüşünüz, vizyonunuz belirler kanısındayım. Bu hayata yüklediğimiz tanımlar belirler mesela.

Peki bunu nesnelere yükleyebilir miyiz? Yalnızlık sadece insani ilişkiler bağlamında mıdır? Sanırım, hayır. Belki de bu duruma şöyle bakabiliriz: Yapayalnız kaldığınız bir ortam düşünün. Yani insani ilişkiler bağlamında nötrsünüz. Bir sahil kenarında, bir dağ evinde ya da parkta bir bankta… Kafanızı dinliyor olmak, uzak kalmak yalnızlık yaşadığınız anlamına gelmeyebilir. Bazen de böyle bir ortamda yanınızda müziğinizin, kitabınızın, sigaranızın olmaması yalnızlık olabilir sizin için.

Peki aradığın sevgiyi bulamamak, sevgisizlik yalnızlık mıdır?
Seni hayata bağlayan herhangi bir şeyin ellerinden alınacağını hiç düşünmediysen, o şeyi kaybettiğin anda yaşadığın yıkımı da hesaplayamazsın. Seninle kalacağını düşündüğün her şey senden uzaklaşır. Bu sana hissiz ve acımasız olmayı öğretir. Bundan sonra hiçbir şeye alışmamak ve kimseyi sevmemek üzerine palavralar uydurursun. Sonra kaybettiğin o tüm duyguların nereye gittiğini anlamazsın ve hayatın nasıl bu kadar tadını kaybettiğini, dünyanın senden uzakta hareket ettiğini düşünürsün. Herkesten uzaklaşırsın, gülüşlerin sahteleşir, iyiliklerin değerini yitirir. Nasıl eskisi gibi temiz duyguların sende barınmasını sağlayacağının yolunu bir türlü bulamazsın. Zamanın durduğu ve bu durağanlıkta acı çektiğin o devir, sen her şeyden umudunu yitirip, hayatından vazgeçtiğinde döner ve her şeyin seyri değişir, duyguların şaha kalkar. Bu dönemi atlattığında güneş ışınlarının gözlerini yaktığını hissedersin, zamanla ısınırsın, buzların erir.

Çok güçlü bir histir yalnızlık. Tıpkı aşk gibi. İnsanı intihara bile sürüklerken belki de tek bilmen gereken, yalnızlığın sadece Allah’a mahsus olduğudur. Kimse yokken yanında, paran pulun bile yokken; Allah’ın seninle olduğunu bilmen gerekir. Bil ki, başına gelen her sıkıntı senin sınavındır ve Allah’ın senden vazgeçmediğinin bir göstergesidir.

Velhasıl-ı kelam, yalnızlık bir tanım, bir açıklama değil; hayata yüklediğiniz değerlere karşılık aldığınız hislerin sıkıntı cinsinden değeridir 🙂 Ki bu son cümlemle yalnızlığı sıkıntıya eşitleyerek tüm söylemlerimi boşa çıkarmış gibi oluyorum ama hayır 🙂 Yalnızlık “çoğunlukla” sıkıntılıdır ama kronikleşmediği sürece insana huzur da verebilir 😉 Yalnızlığınızı iyi yönetebildiğiniz sürece, içinizde kök salmadığı sürece günde yarım doz yalnızlık iyi gelir 🙂

Yazıya yaptığı güzel eklemeden dolayı dostum Firuze Mumcu‘ya teşekkür ederim 😉 

Bu Gönderiyi Beğendin mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Son Yorumlar